Kayıtlar

Zaman Sessiz Bir Testeredir

  Zaman nasıl hızlı, nasıl acımasız, nasıl hükümdar. Dediği dedik, haksızken haklı, soluksuz, mevsimsel. Yaş 35 şiiri, yüzdeki çizgi, kalpteki yara. Zaman nasıl savurgan, nasıl yorulmak bilmez...   Zaman ilerliyor, koşuyor ve geçiyor. Peki ne kadar farkındayız bunun? Nasıl harcıyoruz zamanımızı? İç sesinize kulak vereyim ve ses olayım Hiçbirimiz zamanı önemsemiyoruz ve öylece geçiyor işte...   HİÇ ÖLMEYECEKMİŞİZ GİBİ YAŞIYORUZ Hayat zor,tempolu,yorucu, stres aldı başını gidiyor. Ama size doğru zaman geçirmek şöyle dursun köşede. İyi zaman geçirmek, verimli bir şekilde zaman geçirmek önemli olan. Dedim ya hayat tempolu ve bu tempolu koşuşturmacada sevdiklerimizi ihmal etmemek en önemlisi, önemsemek en önemlisi. Pencerenize konan minik serçeyi bile ailenizden, sevdiklerinizden sayın. Göreceksiniz hayat ve zaman o zaman size iyi davranacak. Hiç ölmeyecek gibi yaşamayın unutmayın ki "Her canlı bir gün ölümü tadacak" sizde yaşlanacaksınız. İyi izlenimler bırakın. Hatırlanmak i...

Bir Yeni İletiniz Var

Eskiler ne güzelmiş eskiler...   Gramofonlar, 45'lik plaklar, radyoda sezen. Fotoğraf makineleri ve makineden çıkan filmler. Yandı mı kaç fotoğraf kaldı düşüncesi. Büyük bir heyecanla o fotoğrafların çıkışını beklemek.   Ah ne güzeldi o eskiler ne değerli idi. Cüzdanda saklanan o vesikalı fotoğraf. Şimdi her yerde bir fotoğraf her yerde bir fotoğraf makinesi (akıllı telefonlar). Nede kolay, nede rahat ulaşılıyor her şeye. Sorun neydi ya da kaçırdığımız ince detay?  Sevdiğinin gözlerinin içine bakarak hiç konuşmadan hasretini, sevgisini, yürek sızısını, anlatan o zamanları özledim.   Koynunda, boynunda, kitap arasında veyahut cüzdanında sakladığı o kare bir fotoğrafı... Şimdi ise ta Amerika'daki bilmem ne sokakta oturan John da beni, seni, onu, bizi, sizi, onları görüyor iyi mi bu kötü mü eksileri ile artılarıyla elbette ki tartışmaya açık bir konu ama şu da bir gerçek çok şeyi kaybettirdi; postaya atılan bir mektubu, çeşmeye inse de görsem dediği Ayşe'yi, acaba şuan ...